Anasayfa / Fotoğraf / Eğlence Mizah | Memleket Isırgan Otuna Döndü Heryerime Batıyor

Eğlence Mizah | Memleket Isırgan Otuna Döndü Heryerime Batıyor

Eeee? Adamlar özgürleşmede formula 1 kardeşim! Kanıt mı istiyorsunuz alın size kanıt; adamların dışişleri bakanı geçen hafta “sevgilisiyle dünya evine girdi!”. “Ünlü çift evlendi!”. Buraya kadar herşey normal. Ama elemanın dünya evine girdiği eleman Baştan anlatsana hikayeyi. Bi’şeyleri kaçırdım herhalde” diyesi geliyor insanın. Ben de insan olduğum için benim de diyesim geliyor aynı şeyi. Adamların dışişleri bakanı dünyanın o kadar evi varken böyle bir dünya evine girdi. Bizim dışişleri bakanı Davut Güloğlu muydu? Yok. Ahmet Davutoğlu. Bizimkini bir görüşmede düşünsenize bu çükentay bakanla. Herhalde bizimki bekaret kemeri falan takar görüşmeden önce. Ha bi de bunlar başbaşa görüşüyorlardı değil mi?


Memleket Isırgan Otuna Döndü Heryerime Batıyor – Aykut Emre Al

İstanbul’un nabzını tutuyorum bu günlerde. Tuttukça bırakasım gelmiyor bu sözkonusu nabzı. Öyle bir sıkmak istiyorum ki kan man akmasın o “evet” diyen ellere giden damarlardan. Konuşmayan ve herşeyi çok hassas tartan halkımız, üstüne AKAPE binince 58 kilo tartıyor. Bütün millet “evet”lerini geçen günlerde demokrasinin “demo”su için olmasa bile Recepsion’a bıraktılar. Ne zaman alırlar bilemiyorum. Kankalarıma soruyorum “vallaha biz de bilmiyoruz be kanka” diyorlar. Onlar öyle cevap verince daha da yıkılıyorum. Referandumdan bizim payımıza çıka çıka güzel, iri, parlak ve diri bir Çengelköy hayırı çıktı anlaşılan. Ee bize de soyup tuzlayıp yemek kaldı.


Ne sensör ne ben söyleyeyim! Derdim çoktur hangisine abanayım?

Duyduğuma göre kılıçlı dar görüşlü oğlanımız da oyunu imha ettirmiş. Virüs varmış oyunda herhalde. Sandığın hepsini bozar diye hamburgerci uyanıkların yaptığı gibi oyunu köpeklere yedirerek imha ettirmiş. Sağlık olsun! Tam gün yasalı da olsa, Recep Akdağ’lı da olsa sağlık olsun! Çengelköy’de hayır biter mi? Yeter ki soyacağın bir de tuzluğun olsun..

İşte tam bu olaylar ve gelişmeler sonrasında silsileler halinde düşünce sarmallarının içinde Musa Kart’ın kedisi gibi orlonlara dolanmış vaziyetteyim. Karşıtlık hormonlarım kanıma adeta tazyikle giriyor ve iyice çığrımdan çıkıyorum. Metrobüs, otobüs gibi kara araçlarında neyse de, deniz araçlarında da hiç boğaz moğaz manzaralarına tav olup romantikleşmeden bütün herkesin üstüne 58 dakika önce yediklerimi mide asitimle beraber sıvamak istiyorum. Arada kaynayanlar olabilir. Kusmuğuma bakmayın artık. Ne yapalım. Çığrımızdan çıkmışız bir kere. Çığrımızda akışımıza devam etsek böyle mide bulandırıcı şeyler yapmayız. Bizim de naçizane bir sebebimiz var ki yapıyoruz. Tımarhanelik değiliz ya.

Gözüme batan şeyler var artık bu memlekette. Hatta “z”yi “t” gibi okusanız da olur.

Ayar olduğum, atar yapmak için yardırdığım olaylar iyice batmaya başladı bi yerlerime bu 58 kiloluk gündemle beraber.

Hangisinden başlasam diye düşünmeye çalışıyorum, beyin damarlarım gayri ihtiyari bombe yapıyor kafatasıma doğru. Nöronlarımda yanma semptomları eşlik ediyor bu bombeleşme olayına. Seçemiyorum neyi anlatacağımı. Hadi başlayalım birisinden. Ama sadece bu haftakilerden.

Herifin teki yirmi gün önce alkolden ehliyeti kaptırmış ama hala bir taşıt kullanıyor ve bu taşıt bir ambulance. Karşıdan karşıya geçmeye çalışan başka masum bi herife dalıyor. Bizim karşıdan karşıya geçmek gibi İstanbul için ekstrem bir sporu icra eden arkadaşımız şimdi ağır yaralı. Ehliyetsiz elemansa cankurtaranla canavurduğu halde tutuksuz yargılanmak üzere çok serbest bırakılmış. Allah kolaylık versin. Umuyorum ve her gün beş vakit dua ediyorum ki onu serbest bırakan hakime vursun bir dahaki sefer. Bakalım karşıdan karşıya geçme olayına hakim miymiş?

Haftanın incilerinden devam edelim sevgili kankalar.

Şimdi bu Almanlar bi acayip. Ulan sen dünya savaşlarının birincisini fitle, başlat bi dolu devleti kendine alet et sonra yenil. Ondan sonra yine başlat bu kavanoz dipli dünyanın ikinci savaşını sonra gene yenil. Ondan sonra da savaşını çıkarttığın dünyanın ikinci büyük sanayi devleti ol. Peki geldiğin nokta nedir? Bizim üç milyon bıyıklıyı zengin ettin. Eeee? Adamlar özgürleşmede formula 1 kardeşim! Kanıt mı istiyorsunuz alın size kanıt; adamların dışişleri bakanı geçen hafta “sevgilisiyle dünya evine girdi!”. “Ünlü çift evlendi!”. Buraya kadar herşey normal. Ama elemanın dünya evine girdiği eleman Baştan anlatsana hikayeyi. Bi’şeyleri kaçırdım herhalde” diyesi geliyor insanın. Ben de insan olduğum için benim de diyesim geliyor aynı şeyi. Adamların dışişleri bakanı dünyanın o kadar evi varken böyle bir dünya evine girdi. Bizim dışişleri bakanı Davut Güloğlu muydu? Yok. Ahmet Davutoğlu. Bizimkini bir görüşmede düşünsenize bu çükentay bakanla. Herhalde bizimki bekaret kemeri falan takar görüşmeden önce. Ha bi de bunlar başbaşa görüşüyorlardı değil mi? Aman yarabbim..Hatta çift “r”lisini kullanmadan edemicem: aman yarrabbim!

İnciler dökülüyor sıra sıra. Burası Türkiye kardeşim. Öyle Danimarka’ya benzemez. Gündem yoğun, inci bol. Kolye yaparsın sevgiline.

Bizim alemin dallama kralı İbrahim Tatlıses, geçen bir “barış türküsü” yazmış. Yazarken Asena’nın nerde nasıl kıvırtacağını, eğer kıvırtmazsa hangi bacağını kurşunlayacağını hesaba katmış mı bilemiyorum ama yazmış işte. “Nasıl yazdınız?” diyen haberciye “vallaha Yavuz Bingöl aradı geçenlerde. Tam o sırada ilham geldi. ‘Telefonu hemen kapat’ dedim. Çünkü tam o sırada ilham geldi.” demiş. Tayyip arasa kim bilir nasıl bir ilham gelecekti. Ezan mı okuyacaktı, ilahi mi yazacaktı…Elemanın radyasyondan etkilenecek üç hücresi var zaten onlar da o an öyle istemişler galiba. Allahtan çok şarkı türkü yazan bi herif değil bu ibo diye sevinmeden edemiyor insan. Demek ki bu yarratığı güçlü bi baz istasyonunun yanına koysan hayatın anlamını anlatan bi türkü yazacak belki de..

Son bir inciyle sevgilimize yaptığımız kolyemizi tamamlıyalım.

Bu aralar bilboardlarda, gazetelerde bir inşaat firmasının kampanyasını görüyorum ve “acaba ben gerizekalı mıyım?” diye düşünüyorum. Neymiş efendim, 3-0 fırsat kampanyasıymış. Sıfır taksit, sıfır faiz ve sıfır peşinatla ev sahibi olabilirmişiz. Allah allah. Yav düşündükçe “beyin ne der bu işe” diye düşünüyorum devamlı. Benim beyin bi’şeyler diyor ama bu kampanyadan sonra şok aşamasında olduğu için ne dediğini pek anlayamıyorum. Şimdi hiç faiz yok, taksit yok ve peşinatta yoksa ben bu adamlara herhangi bir para veriyor muyum? Yani benim anladığım bu dürrükler millete bedava ev dağıtıyorlar. Öyle mi? Bırakın bu ayakları kardeşim. Bizde o ayağa göre ayakkabı yok! Adam mı kandırıyorsunuz? Yeter be! Yeter! Kapitalizmin de bir ahlakı vardı eskiden.

İşte böyle çok saygıdeğer zorokuyanlar. Haftadan bana batanlar bunlar. Size batanlar da varsa haftanın batanları gecesi düzenleyip kermes yapalım hep beraber. İçimizi sadece tuvaletlere değil yazılara da dökelim ve sidik torbamızı rahatlattığımız gibi bıdık torbamızı da orgazma yakınlaştıralım hep beraber.

Aykut Emre Al

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!